Eğer sevgi gerçekse, mesafeler engel değil özlem olur. Aşk mesafe tanımaz.

ne zor bazı hislerin
en çok da, hala gerçekliğinin
sapasağlam, dimdik ve
umarsız
her iyi şeye meydan okuyuşu.

Gozumuzun onundeki olaya kafamizi cevirince, o da zor mu geldi gozlerimizi kapatinca o olay gecse keske. Yok olsa, ortadan kalksa.

Velakin olmuyor. Biz basimizi cevirsek, ardimizda birakip yurusek, gozlerimizi kapatsak da icimizi kemiren o konu tam orada duruyor, yasaniyor. Ozetle gerceklerden kacilmiyor. Bu da boyle bir sey iste.

Satürn gerçeği, disiplini ve sorumluluğu temsil eder. Hayatımızda bazı sınırlar çizmemize yardım eder. Biz hayallerimizin peşinden giderken Satürn bize gerçekleri hatırlatır. Tam olarak otoritenin gezegen halidir. Bazı durumlarda kendimize güvenmememize, sınırlar çizmemize ve otoriter olmamıza neden olabilir. Zaman zaman kafamızda dönüp duran “hayır” sesinin sebebidir.

Satürn'e öyle çok ilgi duyuyorum ki.. Belki anlamları, belki etrafındaki o muhteşem halkası, belki direk kendisi. Bir şey beni Satürn'e çekiyor. Belki de yalnızca varlığıdır beni kendine çeken. Gezegenler fazla ilgilimi çekmezken bu gezegene olan bu ilgi nereden geliyor bilmiyorum. En büyük hayalim Satürn gezegenine karşımda, varlığıyla beraber görmek. Gerçek olması dileğiyle..

Umut: Unutturulması Gereken Bir Suç

“Her millet kendi kokuşmuşluğunu bir gelenek gibi sırtında taşır; asıl felaket, bu kokunun artık kimseyi rahatsız etmemesidir.” E. M. Cioran

Bir yazgı haline dönüştürülmüş, kesintisiz bir cerahat sarmalının içinde hayat heder edilip duruyor. Herkesin, nüfusu olan, seçilmiş addedilmiş ve muktedirin payandası olanları da kapsayarak silsile halinde bir ötekisini alt ettiği, cürmü öncelediği bir yerin gerçekliği ile kuşatılıyoruz. Ne ki olan biten bir matriks imgelemi, filmdeki gibi yalan / gerçek ayrımı, yalanların sahiciliği değil. Doğrudan varlığı tescillenmiş bir gerçek üstü yıkımın güncel, daimi kılındığı her şeyin tarumar olunduğu bir izlek hayatı kuşatıyor behemehal. Düzen başka hikayeler anlatırken, gerçeklik tümüyle yıkımın kılınıyor. Mahvetmek, kısır döngü içinde umutları tarumar eylemek birer hakikat eyleniyor, eksiksiz tastamam. Biyopolitik bir cendere sahnesinin ortasında bir ülkenin dönüşümü kesintisiz. Yeni nizam, tahayyül içinde ülke şablonu devreye sokulurken bu yazgı kılınmış olagelen cerahatli tavırla tüm o hayatın kuşatılmasında her gün apayrı evreler var edilir. Sonu sıradan insanlar için daima hüsran, hep eksik gedik. Var edilmiş karanlığın arkası belirsiz bir geleceğin yıkıcılığını da barındırır. Olan biten her birimizin ortak payandası eylenen o cerahat ikliminde unutulsun diye çabalanan umuttur. Yeni düzen kapitalist yıkıcılığın ekseninde başka bir cehennemi imal ederek güncelliği var edilendir. İstikamet hep kapkaranlık.

Hayat heder edilip durulurken var edilmiş ülke profili de iyice enikonu dibi boylar. Dibin dibinde çıkagelen üçüncü sayfa haberlerinin ta kendisinden mülhem bir yerin gerçekliğini var eder misal ülke. Haber bülteni sunarken mahir takılanların, tevekkülü önceleyenlerin o laflarının kıyısında altı sıfırlı maaşlarının, birbirilerinin koyunlarına yatmaktaki cüretleri ve beraberinde uyuşturucudan, şikeye ya kurye ya teslimatçı ya da kullanıcı olmalarının var ettiği bir ucubelik düzendir misal o yeni ülkenin karanlığı. Onlar ekranlardan Ak Parti iktidarını güzellerken, güncellikte olan biten yıkıma, insanların üç otuz paraya tamah edip hayatlarını sürünmekten beter kılmalarına kulaklarını kaparken, elde ettikleri imkanları ol rant pazarlarında bedenlerini satmaya kadar düşkünleşmiş olmalarının utancı karşılar artık var edilmiş ülke gerçekliğini. Kendi bekalarını sağlama alırken ateş kesilenlerin bu ülkede yaşayan insanların, sıradan olanların arkasında kimsesi kalmayanların yaralarına bırak ses olmayı, adlarını dahi kendi çıkarları varsa andıkları bir ucuz insanlık pazarının adıdır yeni ülkenin yaygın medyası. Şanı, şerefi bir kenara terk edip, dün tüh kaka ettiklerinin var ettiği her şeyi yeniden imal eden, dünün gizli karanlık suretlerinin evlatları olarak apak bir geleceğe adımlıyor olduklarını zikrederken aynı çarkın başka bir yüzeyinden yeniden hak gasplarına imza attıklarını gösteren bir yansı var edilir. Türkiye kendi geçmişinin tüm o katran karanlığını yeniden, yeniden imal edenlerindir.

Başka bir sapağı dönelim. Evrensel Gazetesine bağlanalım: “30 yıl çalıştı, emekli oldu ama geçinemedi… Cilt kanseri hastası 70 yaşındaki Tahsin Uzun, emekli maaşıyla yaşamını sürdüremediği için çöplerden kağıt topluyor. Barınacak evi olmayan Tahsin Uzun, bir depoya sığınarak yaşıyor; her gün Fikirtepe’den Üsküdar’a yürüyerek kilometrelerce yol kat ediyor. Günde 250–300 lira kazanabilen Tahsin Uzun, yaşına ve hastalığına rağmen çalışmak zorunda bırakıldığını söylüyor ve yetkililere sesleniyor: “Bir el uzatılsın.”

İstanbul'da yaşayan 70 yaşındaki emekli Uzun da, cilt kanseri olmasına rağmen geçinemediği için kağıt toplayarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. 2011 yılında emekli olan ve geri dönüşüm emekçileri arasında “Tahsin dayı” olarak bilinen Uzun, aldığı emekli maaşının temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını söylüyor. Sağlık sorunlarına rağmen her gün kilometrelerce yol yürüyerek çöplerden kağıt topluyor. Yıllarca çalıştıktan sonra emekliğinin kendisi için dinlenme değil, daha ağır bir mücadeleye dönüştüğünü anlatıyor.

“Emekliyim fakat geçinemiyorum”

Yaklaşık 30 yıl boyunca çalıştığını belirten Uzun, emekli olduktan sonra yaşam koşullarının her geçen yıl daha da zorlaştığını ifade ediyor. Artan kira, gıda ve sağlık giderleri karşısında emekli maaşının yetersiz kaldığını söyleyen Tahsin dayı, “Emekliyim ama geçinemiyorum” sözleriyle yaşadığı durumu özetliyor.

Kanser hastası, ama çalışmak zorunda

Cilt kanseri olduğunu ve uzun süredir sağlık sorunları yaşadığını anlatan Tahsin Uzun, 2003 yılında ameliyat geçirdiğini söylüyor. Hastalığına rağmen çalışmak zorunda kaldığını vurgulayan Uzun, bu durumun kendisini her geçen gün daha da yıprattığını dile getiriyor.

“Hastayım ama çalışmak mecburiyetindeyim. Başka bir gelirim yok” diyor.

Tahsin Uzun, İstanbul’da kalacak bir evi olmadığı için Fikirtepe’de arkadaşlarının bulunduğu bir depoda yaşadığını söylüyor. Düzenli bir barınma alanı olmadan, temel ihtiyaçlarını bile zor şartlarda karşılayan Tahsin dayı, bu koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor.

Her gün kilometrelerce yol ve günün karşılığı: 250-300 lira

Her gün Fikirtepe’den Üsküdar’a, oradan tekrar Fikirtepe’ye yürüdüğünü anlatan Tahsin dayı, günde en az 20 kilometre yol kat ettiğini belirtiyor. İlerlemiş yaşına ve hastalığına rağmen bu yolu yürümek zorunda kalıyor. Gün boyu çöplerden topladığı kağıtlar karşılığında 250 ila 300 lira kazandığını söyleyen Tahsin Uzun, bu paranın sadece günü kurtardığını ifade ediyor. “Kazandığım para ne sağlığa ne de düzgün bir yaşama yetiyor” diyor.

Yetkililere çağrı

Uzun, yaşadığı zorlukların artık dayanılmaz hale geldiğini belirterek yetkililere çağrıda bulunuyor: “Ben bu ülkeye yıllarca emek verdim. Emekliyim, hastayım, yaşlıyım. Bu halde çalışmak zorundayım. Devlet büyüklerinden buna bir el atmalarını istiyorum.”

Bir yazgı haline dönüştürülmüş, kesintisiz bir cerahat sarmalının içinde hayat heder edilip duruyor. Cerahat sarmalı binbir türlü var edilmiş şiddet / yıkım / yok etme pratiklerini de kapsayan bir toplamda hayat insanların burunlarından fitil fitil getiriliyor. Bırakalım bir tek gün rahat yüzünü, karın tokluğu dahi çok görülüyor. Barınma bir hülyanın kendisine, Tahsin Uzun gibi 70 yaşındaki bir insana sağlığından olsa da halen çalışmaya mecbur kılındığı bir cendereye evriliyor. Her şey tozpembe, her gün sütliman denilirken, hayatın hiç de anlatılan gibi olmadığının yansısı aralıksız var edilmiş tümü birden biyopolitik bir hattı merkezinde toplayan, derdest eden, yerle yeksan kılan bir tecrübeler silsilesinde var ediliyor.

“Cioran’ın penceresinden baktığımızda, Türkiye’deki toplumsal manzara sadece bir kriz değil, bir ‘alışkanlık’ sorunudur. Umut, bu toprakların sırtında bir kölelik prangasına dönüşmüş; yerini kolektif bir uyuşukluğa bırakmıştır. Artık kimse bu çürümeden kurtulmayı düşlemiyor; herkes sadece bu kokuya nasıl daha iyi uyum sağlayacağını öğrenmeye çalışıyor. Cioran'ın dediği gibi, bizler artık acı çekmiyoruz; sadece 'insan olma alışkanlığımızı’ yavaş yavaş kaybediyoruz. Tümüyle en başından bu yana aksettirmeye ol mimli iktidar mefhumunun suna geldiği, çokça kamplara ayrıştırdığı, gündelik bir yaşam akdini dahi yerle bir etmek adına her şeyin gündem bombardımanı altında çarçur edildiği, görünmez kılındığı bir zeminde insan olma alışkanlıklarımız da sizlere ömür kılınıyor işte. Belki de asıl mesele Tahsin Uzun’un uzattığı eli tutup tutmamak değil, o elin neden uzanmak zorunda kaldığını soracak kadar 'insan kalma’ inadıdır. Cioran haklı olabilir; kokuya pekala alışmış olabiliriz. Ama bu koku genzimizi yaktığı sürece, henüz tamamen ölmemişiz demektir… değil mi?

Misak TUNÇBOYACI – İstan’2025

Görsel: Mural By Inti via Street Art Avenue

Meramda Paylaşılan Haber

Kanser hastası emekli: Her Gün 20 Kilometre Yürüyor, Günde 300 Liraya Kağıt Topluyor - Evrensel
https://www.evrensel.net/haber/588492/kanser-hastasi-emekli-her-gun-20-kilometre-yuruyor-gunde-300-liraya-kagit-topluyor


Fotoğrafta Kuir Suretler


Norm dışı olanın, her türlü kimlik tamlamasının ötesinde görünür olabildiği öncül alanlardan biri olarak sanat; aynı zamanda kuir bireyin varoluşuna imkân tanıyan bir eylem biçimidir. Sanatta kuir bir ifade biçiminden bahsetmek onu ancak bir otorite kurucu olarak ele almadığımız sürece mümkün olacaktır. Fotoğraftaki beden, tarihsel süreçte başka anlamlar içeren bağlamlarda belirmiş ve kuir olanın görünür olabildiği bir taşıyıcı olmuştur. Bugün yeni temsiller üstlenmiş olan beden, cinsiyetin ötesinde taşıdığı anlamla, bütünün parçası olarak farklı varoluş şekillerine de imkân tanıyan bir öz haline gelmiştir. Bireyin sergilediği performansı tespit eden ve aktaran, ancak akışkanlığını engellemeyen bir medyum olarak fotografik görüntü; gerçekliğe yaptığı atıfla görsel kültür tarihinde kuir bireye de görünür olma imkânı sağlamıştır.

Fotoğrafta Beliren Öteki : Bir Tutkunun Öyküsü, S. 13

Yazar : Seçkin Tercan

Yayınevi : Espas Sanat Kuram Yayınları

#fotograftabelirenoteki #birtutkununoykusu #espasyayinlari #tutku #fotograftaoteki #kuir #kulturelkodlarimiz #sanatlaolanetkiniletisimimiz #dongu #bireyinvetoplumlaringorunurlugu #imgeduzlemi #gerceklik #baglanti #yuzey #katman #yenidenkurgulayanarac #otekiozne #varolussalbiramac #normdisi #kimlik #kimliktamlamasi #kuirbirey #eylembicimi #otoritekurucu #fotograftakibeden #fotografikgoruntu #gorselkultur

#gerceklik

#voovrar #yagmur #medya #voovvrar #sanal #gerceklik #virtual #reality #360 #panorama #panoramik #compositing #stitching #cekin #Allah #cektirmesin #abiler #cekim #var #acimayin #tasarim #design #3d #3dsmax #3dsmaxvray (Istanbul, Turkey)

Bobovr Z5 Bobo VR Gerceklik Glasses
Sanal Gerçeklik

Sanal Gerçeklik

Sanal gerçeklik

bilgisayar tarafından simule edilen ortamlara verilen addır. Sanal gerçeklik gözlüklerinde bulunan çeşitli sensörler ve algıyıcılar ile hareketlerimiz algıyarak bilgisayar yazılımına aktarılır. Böylece biz farkında olmadan beynimize aslında orada bulunuyormuşuz gibi sinyaller gider.

Sanal gerçeklik

katılım durumuna göre 3’e ayrılır;

• Kısmi katılımlı

• Tam katılımlı

• Çoklu katılımlı

Kısmi katılımlı gerçek dünyadan bizi daha az koparırken tam katılımlı da tamamen bu ortamın içerisinde bulunması ve deneyimlemesi hedeflenir. Çoklu katılım ile birçok katılımlı kişi

sanal gerçeklik

bir ortamda bir araya gelebilir.

Tarihte ilk olarak 1939 yılında “View Master” adında bir ürün ile ekrana yerleştirilen film görüntülerinin ışık yardımıyla gözlükte izlediği gözlükler bilinen ilk sanal gerçeklik uygulaması olarak tarihe geçmiştir. 1980’li yıllarda uçak pilotları için sanal gerçeklik kaskları geliştirilmiş, böylece maliyetleri düşürülebilmişti. Günümüzde oyun sektöründe örneklere rastlıyoruz. Yüksek donanım maliyeti nedeniyle henüz çok yaygın olmasa da git gide yaygınlaşan bir kitle sanal gerçeklik oyunlarını oynamaktadır. Bunula beraber iş hayatında, firma çalışanlarının eğitiminde, müşteri sunumlarında, fuarlarda etkili tanıtımlar yapma fırsatını barındırırken, eğitim sektöründe, askeri eğitimlerde, tıp ve bilimde, müze vb. alanlarda, otomobil, uçak vb. araçların testlerinde, eğlence sektöründe, çeşitli simülasyonlarda, fayda sağlayan sanal gerçeklik uygulamalarının yaygınlaştığını görmek mümkün.

Her Yeni Teknoloji Hayatımızı Kolaylaştırıyor

Tıpkı televizyonun, bilgisayarın, cep telefonlarının hayatımıza girdiği gibi, sanal gerçeklik uygulamalarının yaygınlaşmasıyla hayatımızın bugünlerden çok farklı olacağı kesin. Normal şartlarda deneyimlemeyeceğimiz olayları, duyguları, bu uygulamalarla her gün deneyimleyebiliriz. Bir gün havada uçabilir, diğer bir gün savaş alanında savaşabiliriz. Dünyada herkes tarafından tanınan bir popstar olabiliriz. Teknolojinin bugün çocuklarımıza entegre ettiği cep telefonu, tablet, bilgisayar isteği ileriki dönemlerde, sanal gerçeklik uygulamalarına dönecektir. Bunun için ne kadar iyi ve geliştirici bir tekneloji olsa da temkinli olmakta yarar vardır.

Her Alanda Objektiflik ve

 Sanal Gerçeklik

Sağlayacaktır

Gelecekte hayatımızın her alanında olacak olan tekneloji günümüzde eğitim ve inşaat sektöründe kullanılmaya başlıyor. Eğitimin her alanında kullanılacak olan

sanal gerçeklik

uygulamaları, teorik bilgileri uygulamaya dökerek öğrencilerin mesleki bilgilerini pekiştirecektir. Tarih, coğrafya, fen bilimleri, gibi derslerde olayları, denemeleri tarihi kişiliklerin yaşamlarını gerçekleştirerek olayları pekiştirmeleri sağlanır. İnşaat sektöründe de kullanılacak olan uygulama sayesinde, ev bakmak isteyenler veya yapacağı binaları tanıtmak isteyen kişiler maketlerle uğraşmak zorunda kalmayacak. Bilgisayar ortamında çizilen proje ile birebir ev ortamını görecekler. Bu da ev alırken ve evleri tanıtırken hem müşteriler hem de inşaat şirketine objektiflik sağlayacaktır.Sanal Gerçeklik Projelerimiz ile inşaat projelerinizin henüz temeli atılmadan gezilmesini sağlıyoruz. Müşterileriniz, nesnelere dokunabilir, odalarda dolaşıp, balkon manzarasının tadını çıkarabilir. Maket, örnek daire vb. masraflara katlanmadan hızlıca satış yapmanın tadını çıkarın

https://izmirtanitimfilmi2017.wordpress.com/2017/08/25/sanal-gerceklik/

#artest #augmented #reality #tests #industrial #camera #cam #ARCamera #VRCamera #3d #3dsmax #maya #autodesk #unity3d #unite #unreal3d #assa #conceptual #works #artirilmis #gerceklik #artirilmisgerceklik #arvrmr #software #tests (ASSA Event Production)

Eksilerek çoğalabiliriz.

Sanal gerçeklik için yeni tarayıcı!

Mozilla, Firefox’un sanal gerçekliği destekleyen yeni versiyonunu hazırlıyor.

Geçtiğimiz yaz OculusRift  ile uyumlu olan  sanal gerçeklik destekleyen  Firefox uygulamasını deneysel olarak duyuran  Mozilla artık resmi adımları atmaya başladı.  Sanal gerçeklik atılımıyla birlikte eski popüleritesine kavuşmak isteyen şirket WebVR özelliklerinin geliştirici sürümlerini yayınladı.

Sanal gerçekliğin…

View On WordPress

Sanal Gerçeklik

Dünyada milyonlarca algi olsa da hayati daima gerçeklikler yönetir…