“Bu satırları okuyan kadın, hatırla:

Sen kimsenin gölgesinde büyümedin.

Senin sessizliğin bile fırtınalar kadar güçlü, zarafetin ise en keskin silahın.

Kimse sana değer biçemez, çünkü sen kendi tahtını kuran bir kraliçesin.

Yakut gibi kırmızı, gece kadar gizemli, sabah kadar aydınlıksın.


Unutma, sen yalnız değilsin.

Biz hepimiz Rubisera’nın kızkardeşleriyiz; güçlü, asil ve yenilmez.”


♕Rubisera𓃮


“Yakut kadar kırmızı, gece kadar gizemli… Ben Rubisera.” ♕

“Bana en çok yara açanlar, hep aynı sofrada oturduklarım oldu. Şimdi kimseye mesafe koymaya utanmıyorum.”


♕Rubisera𓃮

Ey serv-i nazım (Ey nazlı selvi), bu gurbet içre canım figân eder,

Sen ki gözden ıraksın, lakin gönlüm sana vatan der.

Aynı felek döner başımızda, aynı rüzgâr eser bize,

Bilirim, bu mukadderattır; yakınımdasın ama bir sır eser aramızda.

Ben senin isimsiz âşık-ı bî-çâren (çaresiz âşığın), bu derdimin dermanı sensin.


♕Rubisera𓃮


Kitabımdan bir alıntı…

“Eskiden kendimi anlatmaya çalışırdım, şimdi sadece gülüp geçiyorum.

Kimin beni ne kadar görebildiğiyle ilgilenmiyorum artık.

Beni anlamak, herkesin kapasitesine göre değişiyor.”


♕Rubisera𓃮


Ey sözü şiir, sırrı hicran olan pervanem,

Varlığın nur oldu, lakin gözden ıraksın sen.

Bana bu gölgeliği değil, isminin aydınlığını ver,

Zira bî-çâre (çaresiz) gönül, bilmediği yerde vatan kuramaz.

Ya yüzünü göster, ya da bu sırrı kalbimden al gitsin.



Kitabımdan bir alıntı daha


♕Rubisera𓃮

“Şimdi gülüyorum. Çünkü o günler, beni öldürmekten çok güçlendirdi.”


♕Rubisera𓃮


“Bir gün anlarsın diye beklemek yerine, o günü unutmayı seçtim. Çünkü ben beklemekten daha değerliyim.”


♕Rubisera𓃮