Sıcak tonlarıyla banyoya zarif bir dokunuş katan kırmızı halı, küvetin hemen önünde hem şıklığı hem de konforu bir araya getiriyor. Suya dayanıklı dokusu sayesinde günlük kullanımda kolayca kurur ve kaymaz tabanı ile güvenli bir zemin sağlar. Modern banyo dekorasyonunda güçlü bir vurgu isteyenler için kırmızı banyo halısı en etkili parçalardan biridir. Minimal bir küvet alanına bile enerji ve karakter kazandırır.

Pera Halı’nın kaliteli dokuması, yumuşak yüzeyi ve canlı renk koruma teknolojisi ile banyonuzda uzun süre ilk günkü görünümünü korur. Yoğun kullanım alanlarında bile aşınmadan dayanır ve temizliği oldukça pratiktir.

Banyo dekorasyonuna sıcaklık, kontrast ve modern bir estetik katmak isteyenler için kırmızı banyo halısı mükemmel bir tamamlayıcıdır.

#perahalı #banyo dekorasyon #kırmızı #bathroomdecor #redrug #halı #modernbanyo #decorideas #homestyling #interiordesign #bathmatALT

Sıcak tonlarıyla banyoya zarif bir dokunuş katan kırmızı halı, küvetin hemen önünde hem şıklığı hem de konforu bir araya getiriyor. Suya dayanıklı dokusu sayesinde günlük kullanımda kolayca kurur ve kaymaz tabanı ile güvenli bir zemin sağlar. Modern banyo dekorasyonunda güçlü bir vurgu isteyenler için kırmızı banyo halısı en etkili parçalardan biridir. Minimal bir küvet alanına bile enerji ve karakter kazandırır.

https://www.perahali.com/collections/kirmizi-halilar

Pera Halı’nın kaliteli dokuması, yumuşak yüzeyi ve canlı renk koruma teknolojisi ile banyonuzda uzun süre ilk günkü görünümünü korur. Yoğun kullanım alanlarında bile aşınmadan dayanır ve temizliği oldukça pratiktir.

Banyo dekorasyonuna sıcaklık, kontrast ve modern bir estetik katmak isteyenler için kırmızı banyo halısı mükemmel bir tamamlayıcıdır.

#perahalı #banyo dekorasyon #kırmızı #bathroomdecor #redrug #halı #modernbanyo #decorideas #homestyling #interiordesign #bathmat

Umut: Unutturulması Gereken Bir Suç

“Her millet kendi kokuşmuşluğunu bir gelenek gibi sırtında taşır; asıl felaket, bu kokunun artık kimseyi rahatsız etmemesidir.” E. M. Cioran

Bir yazgı haline dönüştürülmüş, kesintisiz bir cerahat sarmalının içinde hayat heder edilip duruyor. Herkesin, nüfusu olan, seçilmiş addedilmiş ve muktedirin payandası olanları da kapsayarak silsile halinde bir ötekisini alt ettiği, cürmü öncelediği bir yerin gerçekliği ile kuşatılıyoruz. Ne ki olan biten bir matriks imgelemi, filmdeki gibi yalan / gerçek ayrımı, yalanların sahiciliği değil. Doğrudan varlığı tescillenmiş bir gerçek üstü yıkımın güncel, daimi kılındığı her şeyin tarumar olunduğu bir izlek hayatı kuşatıyor behemehal. Düzen başka hikayeler anlatırken, gerçeklik tümüyle yıkımın kılınıyor. Mahvetmek, kısır döngü içinde umutları tarumar eylemek birer hakikat eyleniyor, eksiksiz tastamam. Biyopolitik bir cendere sahnesinin ortasında bir ülkenin dönüşümü kesintisiz. Yeni nizam, tahayyül içinde ülke şablonu devreye sokulurken bu yazgı kılınmış olagelen cerahatli tavırla tüm o hayatın kuşatılmasında her gün apayrı evreler var edilir. Sonu sıradan insanlar için daima hüsran, hep eksik gedik. Var edilmiş karanlığın arkası belirsiz bir geleceğin yıkıcılığını da barındırır. Olan biten her birimizin ortak payandası eylenen o cerahat ikliminde unutulsun diye çabalanan umuttur. Yeni düzen kapitalist yıkıcılığın ekseninde başka bir cehennemi imal ederek güncelliği var edilendir. İstikamet hep kapkaranlık.

Hayat heder edilip durulurken var edilmiş ülke profili de iyice enikonu dibi boylar. Dibin dibinde çıkagelen üçüncü sayfa haberlerinin ta kendisinden mülhem bir yerin gerçekliğini var eder misal ülke. Haber bülteni sunarken mahir takılanların, tevekkülü önceleyenlerin o laflarının kıyısında altı sıfırlı maaşlarının, birbirilerinin koyunlarına yatmaktaki cüretleri ve beraberinde uyuşturucudan, şikeye ya kurye ya teslimatçı ya da kullanıcı olmalarının var ettiği bir ucubelik düzendir misal o yeni ülkenin karanlığı. Onlar ekranlardan Ak Parti iktidarını güzellerken, güncellikte olan biten yıkıma, insanların üç otuz paraya tamah edip hayatlarını sürünmekten beter kılmalarına kulaklarını kaparken, elde ettikleri imkanları ol rant pazarlarında bedenlerini satmaya kadar düşkünleşmiş olmalarının utancı karşılar artık var edilmiş ülke gerçekliğini. Kendi bekalarını sağlama alırken ateş kesilenlerin bu ülkede yaşayan insanların, sıradan olanların arkasında kimsesi kalmayanların yaralarına bırak ses olmayı, adlarını dahi kendi çıkarları varsa andıkları bir ucuz insanlık pazarının adıdır yeni ülkenin yaygın medyası. Şanı, şerefi bir kenara terk edip, dün tüh kaka ettiklerinin var ettiği her şeyi yeniden imal eden, dünün gizli karanlık suretlerinin evlatları olarak apak bir geleceğe adımlıyor olduklarını zikrederken aynı çarkın başka bir yüzeyinden yeniden hak gasplarına imza attıklarını gösteren bir yansı var edilir. Türkiye kendi geçmişinin tüm o katran karanlığını yeniden, yeniden imal edenlerindir.

Başka bir sapağı dönelim. Evrensel Gazetesine bağlanalım: “30 yıl çalıştı, emekli oldu ama geçinemedi… Cilt kanseri hastası 70 yaşındaki Tahsin Uzun, emekli maaşıyla yaşamını sürdüremediği için çöplerden kağıt topluyor. Barınacak evi olmayan Tahsin Uzun, bir depoya sığınarak yaşıyor; her gün Fikirtepe’den Üsküdar’a yürüyerek kilometrelerce yol kat ediyor. Günde 250–300 lira kazanabilen Tahsin Uzun, yaşına ve hastalığına rağmen çalışmak zorunda bırakıldığını söylüyor ve yetkililere sesleniyor: “Bir el uzatılsın.”

İstanbul'da yaşayan 70 yaşındaki emekli Uzun da, cilt kanseri olmasına rağmen geçinemediği için kağıt toplayarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. 2011 yılında emekli olan ve geri dönüşüm emekçileri arasında “Tahsin dayı” olarak bilinen Uzun, aldığı emekli maaşının temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını söylüyor. Sağlık sorunlarına rağmen her gün kilometrelerce yol yürüyerek çöplerden kağıt topluyor. Yıllarca çalıştıktan sonra emekliğinin kendisi için dinlenme değil, daha ağır bir mücadeleye dönüştüğünü anlatıyor.

“Emekliyim fakat geçinemiyorum”

Yaklaşık 30 yıl boyunca çalıştığını belirten Uzun, emekli olduktan sonra yaşam koşullarının her geçen yıl daha da zorlaştığını ifade ediyor. Artan kira, gıda ve sağlık giderleri karşısında emekli maaşının yetersiz kaldığını söyleyen Tahsin dayı, “Emekliyim ama geçinemiyorum” sözleriyle yaşadığı durumu özetliyor.

Kanser hastası, ama çalışmak zorunda

Cilt kanseri olduğunu ve uzun süredir sağlık sorunları yaşadığını anlatan Tahsin Uzun, 2003 yılında ameliyat geçirdiğini söylüyor. Hastalığına rağmen çalışmak zorunda kaldığını vurgulayan Uzun, bu durumun kendisini her geçen gün daha da yıprattığını dile getiriyor.

“Hastayım ama çalışmak mecburiyetindeyim. Başka bir gelirim yok” diyor.

Tahsin Uzun, İstanbul’da kalacak bir evi olmadığı için Fikirtepe’de arkadaşlarının bulunduğu bir depoda yaşadığını söylüyor. Düzenli bir barınma alanı olmadan, temel ihtiyaçlarını bile zor şartlarda karşılayan Tahsin dayı, bu koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor.

Her gün kilometrelerce yol ve günün karşılığı: 250-300 lira

Her gün Fikirtepe’den Üsküdar’a, oradan tekrar Fikirtepe’ye yürüdüğünü anlatan Tahsin dayı, günde en az 20 kilometre yol kat ettiğini belirtiyor. İlerlemiş yaşına ve hastalığına rağmen bu yolu yürümek zorunda kalıyor. Gün boyu çöplerden topladığı kağıtlar karşılığında 250 ila 300 lira kazandığını söyleyen Tahsin Uzun, bu paranın sadece günü kurtardığını ifade ediyor. “Kazandığım para ne sağlığa ne de düzgün bir yaşama yetiyor” diyor.

Yetkililere çağrı

Uzun, yaşadığı zorlukların artık dayanılmaz hale geldiğini belirterek yetkililere çağrıda bulunuyor: “Ben bu ülkeye yıllarca emek verdim. Emekliyim, hastayım, yaşlıyım. Bu halde çalışmak zorundayım. Devlet büyüklerinden buna bir el atmalarını istiyorum.”

Bir yazgı haline dönüştürülmüş, kesintisiz bir cerahat sarmalının içinde hayat heder edilip duruyor. Cerahat sarmalı binbir türlü var edilmiş şiddet / yıkım / yok etme pratiklerini de kapsayan bir toplamda hayat insanların burunlarından fitil fitil getiriliyor. Bırakalım bir tek gün rahat yüzünü, karın tokluğu dahi çok görülüyor. Barınma bir hülyanın kendisine, Tahsin Uzun gibi 70 yaşındaki bir insana sağlığından olsa da halen çalışmaya mecbur kılındığı bir cendereye evriliyor. Her şey tozpembe, her gün sütliman denilirken, hayatın hiç de anlatılan gibi olmadığının yansısı aralıksız var edilmiş tümü birden biyopolitik bir hattı merkezinde toplayan, derdest eden, yerle yeksan kılan bir tecrübeler silsilesinde var ediliyor.

“Cioran’ın penceresinden baktığımızda, Türkiye’deki toplumsal manzara sadece bir kriz değil, bir ‘alışkanlık’ sorunudur. Umut, bu toprakların sırtında bir kölelik prangasına dönüşmüş; yerini kolektif bir uyuşukluğa bırakmıştır. Artık kimse bu çürümeden kurtulmayı düşlemiyor; herkes sadece bu kokuya nasıl daha iyi uyum sağlayacağını öğrenmeye çalışıyor. Cioran'ın dediği gibi, bizler artık acı çekmiyoruz; sadece 'insan olma alışkanlığımızı’ yavaş yavaş kaybediyoruz. Tümüyle en başından bu yana aksettirmeye ol mimli iktidar mefhumunun suna geldiği, çokça kamplara ayrıştırdığı, gündelik bir yaşam akdini dahi yerle bir etmek adına her şeyin gündem bombardımanı altında çarçur edildiği, görünmez kılındığı bir zeminde insan olma alışkanlıklarımız da sizlere ömür kılınıyor işte. Belki de asıl mesele Tahsin Uzun’un uzattığı eli tutup tutmamak değil, o elin neden uzanmak zorunda kaldığını soracak kadar 'insan kalma’ inadıdır. Cioran haklı olabilir; kokuya pekala alışmış olabiliriz. Ama bu koku genzimizi yaktığı sürece, henüz tamamen ölmemişiz demektir… değil mi?

Misak TUNÇBOYACI – İstan’2025

Görsel: Mural By Inti via Street Art Avenue

Meramda Paylaşılan Haber

Kanser hastası emekli: Her Gün 20 Kilometre Yürüyor, Günde 300 Liraya Kağıt Topluyor - Evrensel
https://www.evrensel.net/haber/588492/kanser-hastasi-emekli-her-gun-20-kilometre-yuruyor-gunde-300-liraya-kagit-topluyor


Fotoğrafta Kuir Suretler


Norm dışı olanın, her türlü kimlik tamlamasının ötesinde görünür olabildiği öncül alanlardan biri olarak sanat; aynı zamanda kuir bireyin varoluşuna imkân tanıyan bir eylem biçimidir. Sanatta kuir bir ifade biçiminden bahsetmek onu ancak bir otorite kurucu olarak ele almadığımız sürece mümkün olacaktır. Fotoğraftaki beden, tarihsel süreçte başka anlamlar içeren bağlamlarda belirmiş ve kuir olanın görünür olabildiği bir taşıyıcı olmuştur. Bugün yeni temsiller üstlenmiş olan beden, cinsiyetin ötesinde taşıdığı anlamla, bütünün parçası olarak farklı varoluş şekillerine de imkân tanıyan bir öz haline gelmiştir. Bireyin sergilediği performansı tespit eden ve aktaran, ancak akışkanlığını engellemeyen bir medyum olarak fotografik görüntü; gerçekliğe yaptığı atıfla görsel kültür tarihinde kuir bireye de görünür olma imkânı sağlamıştır.

Fotoğrafta Beliren Öteki : Bir Tutkunun Öyküsü, S. 13

Yazar : Seçkin Tercan

Yayınevi : Espas Sanat Kuram Yayınları

#fotograftabelirenoteki #birtutkununoykusu #espasyayinlari #tutku #fotograftaoteki #kuir #kulturelkodlarimiz #sanatlaolanetkiniletisimimiz #dongu #bireyinvetoplumlaringorunurlugu #imgeduzlemi #gerceklik #baglanti #yuzey #katman #yenidenkurgulayanarac #otekiozne #varolussalbiramac #normdisi #kimlik #kimliktamlamasi #kuirbirey #eylembicimi #otoritekurucu #fotograftakibeden #fotografikgoruntu #gorselkultur

Uygulama ipuçları. Uzerine seramik uygulanacak ahsap zeminlerin yüzey sağlamlığı mutlaka kontrol edilmelidir. #seramik #ahsapzemin #yuzey #saglam #yuzeysaglamligi
https://www.instagram.com/p/B8BtiaGAxAB/?igshid=cll07wjckyt9