Güzel bir şeyler yazmayı ne çok isterdim. Dışarıda hava aydınlanıyor. Gökyüzünün bin rengi varsa bini de şimdi gözler önünde. Sanki bütün evrendeki en huzur verici manzara doğuyor. Gökyüzünün huzurla bağlantısının alt yapısıyla ilgili kendimce çıkarımlarda bulunarak kendimi ikna etsem de biliyorum, benim gökyüzüm sensin. Benim gökyüzüm, içimin tatlı sabah rüzgarı… Bana göre güzel olan ne varsa sen hepsindensin. Nerede bir güzel buluyorsam tutup onu sana tamamlıyorum ben. Güzelliğine güzellik katıyor, seni çoğaltıyorum. Seni daha çok sevebileyim diye yapıyorum bunu. Sanki bundan daha fazlası mümkün mü?” dediğim her noktada bir basamağını keşfediyorum sevgi katmanımın. Seninle başladığım bu hayatta, bu katmanı da seninle diziyorum. En dipten geldik buraya. En yukarıdan da düşebiliriz aşağıya. Ama var ya, düşsek mesela zirveden, ben bütün bu yolu yine seninle inişime sevinirim. Tam o noktada işte bir basamağımı daha keşfederim. Anlaşıldı, ben seni sonsuz bir sevgiyle severim.
Günaydın gökyüzüm.
